Röportaj Serisi: Dijital Medyada Dönüşüm: “Kamu İçin Medya mı, Piyasa İçin Ekran mı?”

Geleneksel medya ile dijital medya yayıncılığı arasında yaşanan dönüşümü nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu dönüşüm, gazetecilik mesleği ve gazetecilerin toplumsal rolü üzerinde ne tür etkiler yarattı?
Bilgi ve İletişim Teknoloji’nde (BİT) artık neredeyse ‘anlık’ yaşanan gelişmelerin bir sonucu olarak, mevcut dönüşümün söz konusu olması kaçınılmazdı. Birçok alanda gözlenen bu dijital dönüşüm noktasında özellikle geleneksel gazeteciliğin yapısal olarak entegrasyonu tartışılan ve merak edilen bir bağlamdı. Nitekim dijital ortam ve olanaklar, bugün geleneksel unsurları, değerleri olan gazeteciliğe türlü şekillerde etki etti. Medya kuruluşları çok büyük oranda çağın teknoloji ile harmanlanan seyrine uyum sağlayabilmek adına dijital direnç göstermeyerek, sürece ayak uydurmaya çalışıyor.
Dijital medya yayıncılığının post- postmodern çağda çeşitlilik, alternatif yönünde sunduğu olanaklar temsil ve tüketim tercihleri açısından geleneksel yayıncılıkta olmayanı sundu kitlelere. Ayrıca dijital yayınların tüketicisi aynı zamanda içerik üreticisine de dönüştü. Farklı kullanım ve tüketim düzeyleri olan bireyler, kullanıcılar profesyonellik, nesnellik, etik gibi tartışmalar gölgesinde de olsa hedef kitleye ulaşmaya adeta yeni bir bakış getirdi. Bu popüler eğilim, geleneksel yayıncılığı da çeşitli yönelimlere sevk etti tabi ki. Bu nedenle dijital ortamlar geleneksel medya için de vazgeçilmez artık.

Dijital medyanın yükselişi ve sosyal medya platformlarının haber mecralarına dönüşmesi, haberciliğin doğasını nasıl etkiledi? Özellikle içerik üretimi, hız, doğruluk ve etik ilkeler bağlamında nasıl bir kırılma yaşandı?
Sosyal medya bilgi ve haberin neredeyse en hızlı seyrettiği mecraya, bilgi/haber alma bakımından alternatif de bir alana dönüştüğünden, bu durum beraberinde avantaj gibi dezavantajları da getirdi. Sosyal ağlarda gözlenen içerik bombardımanı, doğruluğu kontrol edilmeden dolaşıma sokulan bilgiler, çeşitli amaçlardaki kurgu içerikler, kaynağı belli olmayan tevatürler en başta birer sosyal medya kullanıcısı ve tüketicisi olan bireylerin kendileri için bilgi kalitesi yönünde sorunları aracıladı. Gerçeğin, doğrunun belirsizleştiği çağımızda özellikle sahte haberler, içerikler üzerinden gözlenen dezenformasyon tüm bu eğilimlerin bir sonucu olarak, ne yazik ki bilgi kalitesi için güncel ve hayati sorunu niteliyor. Oysaki bilinçli ve ölçülü kullanım ile sosyal medyanın bilgi/haber alma mecrası, aracı olarak kullanım yönünde ciddi bir ergonomisi mevcut.

Dijital medya ortamında manipülasyon, dezenformasyon ve algoritmik yönlendirme gibi sorunlar kamuoyunu nasıl etkiliyor? İzleyici ve takipçiler, bu yeni medya ortamında manipülasyona ne ölçüde açık hale geliyor?
Algoritmalar gibi yeni nesil birçok teknoloji, zaten yapısal olarak manipülasyona açık ve bu noktada kullanışlı bir araç durumunda. Manipülasyon ve dezenformasyonun artmasında kuşkusuz yapay zekâ teknolojilerinin rolü var. Söz konusu teknolojilerle uydurma bilgi üretildiği gibi dolaşıma da sokulabiliyor, sahte etkileşimler yaratılıp, algı istenilen yönde algı oluşturulabiliyor. Bakın sosyal medya ortamlarındaki bot ya da troll hesaplardan söz etmiyorum dâhi.
Anaakım medya ile alternatif medya arasında nasıl bir fark görüyorsunuz? Her iki alanın güncel yapısal sorunlarını dikkate alarak, basın hukuku ve etik ilkeler açısından hangi adımlar atılmalı?
Şimdilerde alternatif medyanın yakaladığı popülerliğin yalnızca temsil ve görünürlük açısından dikkat çekici olduğunu düşünmüyorum. Aynı alternatif medya, bireyi kendisi için üretilen içeriğe ‘üretici’ bir özne olarak eklemleyebiliyor, ona kendi ajandasını gündeme getirebilme olanağı veriyor. Bugün sosyal medya ortamlarından podcast’lere kadar sayısız ve çeşitli ortamın, olanağın mevcudiyeti alternatif medyanın etkinliğini anaakım medyaya da gösteriyor, aynı zamanda onu dijital dönüşüme yönlendiriyor. Anaakım medya gibi alternatif medyanın da internetin verdiği olanakları, aslında özgürlüğü sınırsız ve sorumluluktan uzak şekilde kullanmaması gerek. Kamu ile gerekçelendirilen bir habercilik, hangi ortamda gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin etik ilke ve sorumluluklardan, yasal düzenlemelerden bağımsız olmamalı.

Medya okuryazarlığının, hem geleneksel hem de dijital medya tüketimi açısından nasıl bir işlevi olabilir? Günümüz medya ortamımda eleştirel medya okuryazarlığını güçlendirmek neden önemli?
Artık dijital medya okuryazarlığını da sık dillendirmemiz gerek bence. Nitekim hayat, birçok pratik dijital ortamlarda akıyor artık. Dijitalin baskınlığı yaşamlarımıza eklemlenmenin çok ötesine geçmiş durumda. Bu nedenle, dijital ortamlarda içerik tüketirken de eğlenirken de dijital medya okuryazarı olmak gerek. Örneğin gündelik yaşamda dâhi ne yazık ki deneyimsel anlamda bir karşılık bulan dezenformasyon ile mücadeledeki en etkin adım dijital medya okuryazarlığını artırmak. Dijital medya okuryazarı bir birey dezenformasyon, manipülasyon gibi amaçları görebilir; farkına varabilir, içerik kalite ve sıklığını sorgulayabilir. Ek olarak bilgi kalitesi noktasında selektif olur, çevresinin de bilinçli, eleştirel bir dijital medya tüketicisi olmasına katkıda bulunabilir. Aslına bakarsanız mesele, kamusal sorumluluk bakımından da önemli.














Yorum bırakın